Yazı Detayı
09 Nisan 2016 - Cumartesi 00:38
 
AYRILIĞIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
Mazlum TAŞ
mazlumtas@windowslive.com
 
 

Tuhaf sorularla başlıyorum yeni güne.

Sevdiklerinin bir gün çekip gidivermesi, bir daha hayatınızda olmaması ne tuhaf!

Bir daha olmayacak onlar!

Çekip başka hayatlara, başka insanlara yönelecekler.

 

Sabahın serinliği pencereden hızla içeri doluyor. Uzaklardan iğrenç bir trafiğin insanın içini bunaltan klakson sesleri geliyor. Fesleğenlerim ve begonyalarım, içeri dolan serinlikle hafif ürpermiş gibi sessizce başlarını eğiyorlar. Güne, ayrılığın o anlatılamaz, baş döndürücü acısıyla uyanıyorum bu günlerde. Aklımda tuhaf düşünceler var.

 

Bir daha olmayacaklar.

Başka insanlara, bambaşka hayatlara yelken açacaklar.

Uzaklaşan bir gemi gibi çekip gidecekler buralardan.

 

Dört senenin anılarıyla doluyum. Hepsinin ayrı bir hikâyesi, her birinin farklı anıları var bende. Pırıl pırıl, tertemiz çocuklar bunlar. Meslek hayatımda şu ana kadar en çok sevdiğim, samimiyetlerine en çok güvendiğim çocuklar. Bir sorumluluk verdiğimde aklımda acabalar olmayan, saygılı ve sevgi dolu çocuklar. Kendileri için yeni hayatlar, yeni insanlar bulacaklar. Hepsinin çok ama çok mutlu olmasını istiyorum. Umarım hayatları boyu sevecekleri bir yaşamları olur. Kimseye muhtaç olmayacakları, sadece emeklerinin karşılığını alabilecekleri, emeğe saygılı olacakları, torpilsiz ve adil bir hayatları olur umarım.

Seviyorum onları. Onlar beni seviyor mu açıkçası pek ilgilenmiyorum. Benim sevgimin hem onlara hem de bana yettiğini biliyorum sadece.

 

 

 

 

 

 

Bir daha olmayacaklar!

Başka insanlara, başka hayatlara gidecekler.

Uzaklaşan bir gemi gibi çekip gidecekler buralardan.

Arkalarından, kimsesiz bir limanda kalmış gibi el sallayacağım. Belki birçoğunu ömrüm boyunca bir daha görmeyeceğim.

Hepsinin bende ayrı ayrı yeri var. Her birinin farklı farklı hatıraları…

Meslek hayatım boyunca en zevkli, en mutlu, en huzurlu anılarım bu çocuklarla geçti. Bu sebeple hepsinin başarılı, özgüveni yüksek, hak ve adalet gözeten, olaylara ve durumlara herkes gibi sürü psikolojiyle değil kendi eleştiri süzgeçlerinden geçirerek yaklaşmalarını, meselelere önyargılı davranmamalarını, kendi düşünceleri olması gerektiğini öğütlemek istiyorum. Buna hakkım var mı açıkçası bilmiyorum.

Ama şunu çok iyi biliyorum:

Sabahın serinliği açık pencereden hızla içeri dolarken, o fesleğenler ve begonyalar nasıl ürperiyorsa, çocuklarımın çekip gitmesi de beni bir o kadar ürpertiyor.

Bir daha olmayacak onlar!

Başka insanlara, bambaşka hayatlara çekip gidecekler.

Uzaklaşan bir gemiye, kimsesiz bir limandan yalnız başıma el sallayacağım.

Her birine o çok sevdiğim çiçeklerimin muhteşem isimlerini vereceğim.

Serin sabahlarda hep onları düşünüp hüzünleneceğim. 

 
Etiketler: AYRILIĞIN, DAYANILMAZ, AĞIRLIĞI,
Yorumlar