Yazı Detayı
10 Mart 2016 - Perşembe 16:07
 
EĞİTİMİN BULUNDUĞU DURUM
Bedrettin SIĞA
bedrettinsiga@gmail.com
 
 

İnsanların, insan olarak devamını sağlayan eğitimdir ve yarınlara yön veren, insanlara miras kalan eğitimcilerin kültür haline getirdiği birikimdir. Temelde insan ve eğitim olunca, yarınlar huzur ve adaletle yönetilir. Değerlere saygı olmayınca, bugünden başlamak üzere yarınlarda huzursuzdur demektir.  “Adaletten yoksun ibadet, meyve vermeyen ağaca benzer.” “Ew îbadetê bê edalet be, wey dara bê fîkiye.”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) açıkladığı 'İnsani Gelişme Endeksi’ne göre Türkiye, 2014 yılında 188 ülke arasında 72'nci sırada yer aldı. 2013'teki sıralaması ise 187 ülke arasında 69'du. Asıl yatırımın insana yapılması gerekirken, insan dışı yatırımlara yöneldiğinin göstergesidir. İnsana yatırım yapılmadığı zaman, malzeme ne kadar gelişmişse de gelişsin, onu kullanan insan olduğu halde, insandan kaçıyorsun demektir. Yatırım insana, insan da malzemeye yön verir. Maalesef malzeme korunuyor, insan kullanılıyor.

Hak ihlalleri ve kurumlarda gelişen olumsuzlukları ortaya koymadan önce, sistemi ve sistem adına hareket eden güçlerin tespiti önemlidir. Üniversitelerde Rektör, Milli Eğitim Müdür ve Şube Müdürleri atamalarında yaşananlar, kurumlarımızın demokrasiyle imtihanıdır. Kişisel haksızlıklar üzerinden yaklaşım gösterildiğinde, erkin sebep olduğu neden sonuç ikircikliğini görmezden gelirsin.  Kültür haline getirilen düşmanlı yaşam ve mantığa bürünme hastalıklarından kurtulmanın yolunu bulmalıyız. Demokratikleşmeyi gerçekleştirildikten sonra kişisel haksızlıkları dile getirirsek anlamlı olur.

İnsan; hesaplı, empatili, tutarlı ve adaletten ayrılmayan kişilerdir. İnsanları, yaratandan dolayı sevip/sayan ve toplumun geneli için hizmet etmeye meyilli harikalardır. Eğitimin felsefesi, insan yetiştirmek olmalıdır.

“Dema heqqî bikevê bin lingan, zilm û zalim zide diben.” (Kürtçe)

Hakikat; hak ve hukuk ayaklar altına alınınca, zulüm ve zalimler artıyor. (Türkçe) Örneğin; Tekniği kullanarak halkı kandırmaya çalışan kesimler; halka adalet ve güvenlik sağlayan birimlerin adlarını kullanarak dolandırması, halkın kurumlara karşı korkaklığının ve güvensizliğinin göstergesidir. Acı verici bir durumdur. Olumsuzlukları, eğitimin kalitesini geliştirerek/yükselterek aşmalıyız.

ÖNERİLER

-Sorunlara yaklaşım tarzı, sistemin/devletin temel politikaları doğrultusunda gerçekleştiğinin farkında olmalıyız.

-Halka hizmet vermesi gereken öğrenme ve öğretme kurumları olan milli eğitim ve üniversiteler ile toplum arasındaki ilişkileri rapor haline getirmeliyiz. Topluma rehber mi, yoksa toplumun gerisinde mi, verilerle tespit edilmelidir.

-Rektör ve Milli eğitim müdürlerinin atamalarını gerçekleştirilirken, ortaya koyduğu ilkeler var mı? Varsa bu ilkeler nelerdir?

-İnsani ve dini değerlere saygının esası konusunda yöntem geliştirmeliyiz. Sendika konfederasyonları ve Sivil Toplum Kuruluşları bu konuda (yasalar ve değerler) görüş ve öngörüleri, geliştirdikleri kriterler doğrultusunda yol haritasını belirlemelidir.

-Demokrasiye öncüllük edecek kurumlara ihtiyaç vardır. Özellikle siyasi partiler buna rehberlik etmesi hususunda çalışmalar yürütülmelidir. Bütün olumsuzlukların temel kaynağı demokratikleşmemektir, tahammülsüzlüktür.

Günlük politikalarla, devletin bekasının oluşturulmasının güç olduğunun farkında hareket etmeliyiz ve geleceğe ufku geniş açıya göre yürümeliyiz. Yarınlar; eğitimdedir!

 
Etiketler: EĞİTİMİN, BULUNDUĞU, DURUM,
Yorumlar