Yazı Detayı
10 Mart 2016 - Perşembe 16:04
 
KÜRT NEDİR?
Bedrettin SIĞA
bedrettinsiga@gmail.com
 
 

Kürt Sorunu; ülkemizin empatiden yoksun, demokratik olmayan yöntem ve insan hakları sorunundan kaynaklanmaktadır. (İdama mahkûm edilen Türk ile Kürt’e son arzuları sorulur. Kürt, “Anamı göreyim,” der, Türk de: “Kürt anasını görmesin.”) Kürde düşmanlıktan başka izahı var mı?

Kusuru kendinde arayarak, işe başladığın zaman başarıya ulaşırsın, sonuç alırsın. Mantığa bürünerek sorunlara karşı menzil alınmaz, daha da karmaşık hale getirilir. Dünde, bugünde olumsuzlukların nedeni bu mantıktır.

Ülkenizin tarihini bilmezseniz, bugünü iyi anlayamazsınız. O nedenle tarihken,

KÜRT SORUNU NEDİR: 1. Dünya Savaşı İtilaf Devletleri: İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya (1915'ten sonra), Sırbistan, Japonya, Romanya, Portekiz, ABD, Brezilya, Yunanistan. Devletleri ile yapılan Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ile Osmanlı İmparatorluğuna son verildiği gibi, Osmanlıdan kopan çok sayıda devletler meydana geldi. Bu antlaşma ile Osmanlı İmparatorluğuna fiilen son verildi. Galip gelen “Savaş İtilaf Devletleri”nin elçileri Kürt kanaat önderlerine gelerek, verecekleri destek karşılığında “Bağımsız Devlet” sözünü verdiler. Kürtler, Türklerin Müslüman olması nedeniyle kardeşleri olduğunu ve kardeşe arkadan hançer vurulmaz diyerek, teklifleri geri çevirdiler.  O döneme komuta eden Winston Churchill'in  şu sözü de manidardır;  "Savaş hukukuna göre zehirli gaz kullanmak yasaktır; biliyorum. Amma zehirli gazı insanlara karşı kullanmak yasaktır! Türkler Müslüman'dır. Dolayısıyla da insan sayılmaz hiçbiri! Yani, Türklere karşı rahatça zehirli gaz kullanabiliriz!" Bu söz dahi başlı başına Kürtlerin yaptığı fedakârlığa ayna tutmaya yeterlidir. Varlıklar yan yana eşit olduğu zaman, birliktelik güçlenir.

Varlığını başkasının varlığına armağan ettiğinde, gelecekte yoksun ve her türlü kararı senin hakkında var saydıkların tarafından alınır. Yani Kürtler, dünyaya hüküm eden devletler için siyasi malzemedir, terbiye edici ve duruma göre desteklenmesi de kaçınılmazdır. Dünde böyleydi, bu günde bu durum muhafaza edilmektedir. Nihayet, Lozan  24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile birlikte Kürtler tarih sahnesinden silinmiş ve devletlerarası parçalara bölündüler. Tarih bizlere gösteriyor ki 10 Şubat 1922’de TBMM de alınan karar gereği “Kürtlere Muhtariyet” verileceği söylenmektedir. “İngiltere’nin o tarihlerde güneyde Kürt sorununu gündeme getirdiği biliniyor. M. Kemal de İngiltere’nin elindeki Kürt kozunu geçersiz kılmak için Kürt otonomisini dar bir çevrede konuştu. 10 Şubat 1922 tarihinde Kürt otonomisi yasalaştı. Fakat her ne hikmetse bu yasa ve yasaya ait meclis müzakereleri ne açık ne de gizli meclis zabıtlarında yok. 9 ve 11 Şubat tarihli zabıtlar var fakat 10 Şubat 1922′ye ait zabıtlar ortada yok. Fakat karar yok. Müteakip yıllarda Dersimden 1990’li yıllara ve bu güne kadar gelişen tüm olumsuz olaylarda, Kürtler çok çetin ve vicdanen de kabul edilmez biçimde cezalandırıldılar ve bu durum devam ediyor. Lozan antlaşmasından sonra tekli versiyon var, inkar devrededir. “Halkına ait olmayan fikir ve düşünceye ne kadar hizmet edersen de et, bu fikir başarıya ulaştığı zaman, oluşturulan sistemin hizmetini yerine getiriyorsan değerlisin. Aksi takdirde yoksun. Esas olan sistem adına hareket edenlerin çıkarıdır.”

İnsan olduktan sonra dindar olmak erdemliktir. Yukarıda belirtilen tarihi gerçekler ile ortaya konulan tespitler doğrultusunda Kürtlerin 1924 Anayasasından sonra yaşadıkları olumsuzluklara ve her türlü vicdansızlığa cevap niteliğindedir. Kardeşliği tercih etmenin bedelini her türlü behukuk ve gayrı vicdani yolları egemenler tarafından deneyerek, Kürtler diye bir kavminin var olmadığı rüyasına büründüler.  Hatta bununla da sınırlı kalmayıp, inkar ve yok oluşları yönünde her türlü gayri insani yollara başvuruldu. “Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Strazburg'daki temasları sırasında bir televizyon kanalının canlı yayınında 29 Ocak 2016 tarihinde yapılacak Suriye'yle ilgili Cenevre görüşmelerine terör örgütü PYD'nin davet edilmesi halinde Türkiye'nin müzakereleri boykot edeceğini belirtti.” Bu durum inkârın Türkiye ile sınırlı olmadığı ve dünyanın neresinde olursa olsun, Kürtler söz konusu olunca müdahale edileceğinin kanıtıdır. Kardeşliği tercih eden halka karşı bu çelişkiler nereye kadar? Sözde kardeşiz, özde ise her türlü gayri ahlaki şekilde hareket edeceksin. Bu çelişkili duruma ne zaman son verilecek?

 
Etiketler: KÜRT, NEDİR?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
İdeal lider nasıl olmalı?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
38
33
5
8
10
23
6
Trabzonspor
36
38
5
9
9
23
7
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
36
10
5
8
23
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
35
14
3
6
23
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
,