Yazı Detayı
16 Ekim 2015 - Cuma 11:27
 
Savaşı bilmeyecek yaşında, barışa el atmaya gidiyordu.
İhsan GEYLANİ
geylanihsan@gmail.com
 
 

Kalemin kara, yazmanın kapkara olduğu bir sabahtan merhaba…

Ankara bu gün ne kadar da kara…

Sabah yatağından tarifi imkânsız bir heyecan ile uyanmıştı. Hafif serin geceyi küçük ayaklarında çorapları ile geçirmişti. Babasının odasına yöneldi en önce. Uyanıp uyanmadığını kontrol eden bir baba edası ile. Oysa mutfakta günün ilk öğününün hazırlığı yapılıyordu.

Gözleri uykulu bedeni güne hazır şekilde oturdu masaya. Yüzüne bir damla su atmadan annesinin gözlerine baktı. İştahsızlığı heyecandan, heyecanı  babasına yoldaş olacağındandı. Savaşı bilmeyecek yaşında barışa el atmaya gidiyordu. Bedeninde bir gurur ellerinde şimdiden baş göstermeye başlayan zafer işareti. Masumane bakışlarla süzdü babasını. Ne kadarda sakindi ne kadarda durgun görünüyordu.

 Anlam veremedi. İki lokma yedikten hemen sonra fırladı masadan. Annesinin ‘oğlum daha bir şey yemedin’ demesine sağır oldu. Bir bayram günü olmadığının gayet farkında idi. Ama yine de en sevdiği elbiselerini, kendine en çok yakıştığını htiği kıyafetlerini seçti. Öyle hızlı giyiyordu ki.

Babasının onsuz gitmesinden mi korkuyordu acaba? Giyinip tekrar mutfağa yöneldi. Babası hala oturmuş sakin bir şekilde kahvaltı yapıyor çayını ince ince yudumluyordu. Sıcak çayının buharı bıyıklarının arasında kayboluyordu. Babasını süzüşü hadi kalk dercesine idi. Babası oğlunun amansız sabırsızlığını görmezden geliyordu.  Dakikalar musluktan damlar gibi ani ama sabırlı bir şekilde geçiyordu…

Kahvaltı sofrasından kalkıp odasına üstüne bir şeyler giymeye giden babasını takip etti. Kendisi bayram havası ile giyinmesine rağmen babasının en sade elbiseleri ile giyinmesine bir anlam verememişti. Yine de hemen bitmesini içinin en içinden istiyordu. Ve beklenen an geldi. Babası oğlunun elinden tutarak evin kapısından çıktılar. Babasının annesine gündelik vedasını dinledi. Kendisi ise kahraman edası ile nara atarcasına veda etmişti.

Alana yaklaştıkta içinde tarifi imkânsız bir heyecana ev sahipliği yapmaya başlamıştı. Farkında olmadan babasının elini daha da sıkı tutar olmuştu. İlk defa girmiyordu böyle bir kalabalığın arasına. Tecrübesiz değildi ama her seferinde kahramanı bu koca ama kocaman adamdı.

Hayalleri arasında git gel yaşadığı anları durduramadan gelmişlerdi alana. Koca yürekli kocaman adamlara kocaman kadınlara baktı. Tek ses tek koro halinde söylenen cümleler kelimeler. Barış diyenlere sulh ile cevap veren güzel yürekli yaşlı amcalarını süzdü. Bu sefer farklı geldi biraz gözüne. Renkler de bir ahenk vardı. Yeşili, maviyi, kırmızıyı, sarıyı, beyazı, moru, pembeyi ilk defa bu denli iç içe görmüştü. Buruk bir anlamsızlık ile etrafını süzmeye devam etti. Hala babasının elinden sıkı sıkı tutuyordu. Kalabalık arttıkça renkler artmaya sesler çoğalmaya dilekler aynı kalmaya devam etmişti.

Arada başını kaldırıp babasına bakıyor ve babasını taklit ediyordu. Koca yürekli adamı kopyalıyordu. Eliyle, diliyle, yüreğiyle. Defalarca. Alan da bir hareketlilik başlamıştı. Gruplar halinde pek de düzenli olmayan bir şekilde ilerleme başlamıştı. Elinde tuttuğu eli takip etti. Nereye gideceğini bilmeden. Ama tuttuğu o koca ele sonsuz bir güvenle.

 

 

 

Yürüdüler. Yürüdüler. Yürüdüler…

Barış. Barış. Barış…

 

V-uslatı Azrail’in gün ortası

E-llerim küçük taşımaz bir mezar taşı

Y-aslanmış eller paslanmış mı?

S-eyri mahşer-i yaşamak barış mı?

E-ntarim daha oyuncak dolmadı

L-ime edilen bedenlere doyulmadı mı?

 

D-evriliyor insanlar üzerime anne

E-kşimiş bir koku şah damarımda

N-asip değilmiş seni sevmek annem

İ-nceden yaşlar dökme, üzülme

Z-incir vurulmuş ölümlere, sen gelme

 

A-nsızın çıkar gelir barış ansızın

T-ığ gibi kalır bedenler toprak yasında

I-lgıt ılgıt yaşıyorum seni annem

L-anetler yeter mi canı candan alanlara

G-elme sen annem burası kapkara

A-nnem sen bedeninle sar bedenimi

N-asip değil kollarında ölmek annem

 

Bir Deniz daha çok görüldü sana Ankara. Yoksa sen saraylar aşığı mısın Ankara. Ne Deniz’ler sevdin sen Ankara. Ne Deniz’ler kuruyup gitti senden be Ankara…

 

 
Etiketler: Savaşı, bilmeyecek, yaşında,, barışa, el, atmaya, gidiyordu.,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
İdeal lider nasıl olmalı?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
38
33
5
8
10
23
6
Trabzonspor
36
38
5
9
9
23
7
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
36
10
5
8
23
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
35
14
3
6
23
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
,