Yazı Detayı
10 Mart 2016 - Perşembe 16:08
 
TARİHİ PERSPEKTİFTE KÜRT SORUNU
Bedrettin SIĞA
bedrettinsiga@gmail.com
 
 

Kürt Sorunu; İnsanları yok etmenin ve değersizleştirmenin gereği olarak ülkemizin empatiden yoksun, demokratik olmayan yöntem ve insan hakları sorunundan kaynaklanmaktadır. Düşmanlı yaşam ve mantığa bürünme işin kamufle etmiş şeklidir. İnsan hayatının değersizliği artıkça, devletin varlığı da o kadar anlamsızlaşır. 

Sadâbâd Paktı: Taraf olan Devlet Yöneticilerinin İç Tehdide Karşı İşbirliği Yapma Antlaşmasıdır. Sadabat Paktı; bu paktın imzalanmasının en önemli nedeni Türkiye-İran-Irak bölgelerinde Kürt aşiretlerinin büyük isyanlarıdır.  Paktın 7. maddesinde şöyle bir ibare vardır: “Bağıtlı taraflardan her biri, kendi sınırları içinde diğer bağıtlı tarafların kurumlarını yıkmak, düzen ve güvenliğini sarsmak veya politik rejimini bozmak amacıyla silahlı çeteler, birlikler veya örgütlerin kurulmasını ve eyleme geçmelerini engellemeyi yükümlenir.”

Sistemler düzeni kendi lehlerinde sürdürebilmeleri için tesadüfe yer vermezler. Çeşitli oyunlar sahneleyerek, halkı oyunlarla ve oyunlardan müteşekkil senaryolarla oyalayıp, boşlukta dolaşır gibi zihin yorgunluğuna ve boş işlerle meşgul ederler. Halkın sebep, sonuç ilişkisini sorgulamasına müsaade etmezler. Çelişkiler derinleştirilerek içinden çıkılmaz hale getirilir.

1-10 Şubat 1922’de TBMM de alınan karar gereği “Kürtlere Muhtariyet” verileceği söylenmektedir. “İngiltere’nin o tarihlerde güneyde Kürt sorununu gündeme getirdiği biliniyor. M. Kemal de İngiltere’nin elindeki Kürt kozunu geçersiz kılmak için Kürt otonomisini dar bir çevrede konuştu. 10 Şubat 1922 tarihinde Kürt otonomisi yasalaştı. Fakat her ne hikmetse bu yasa ve yasaya ait meclis müzakereleri ne açık ne de gizli meclis zabıtlarında yok.

2- Lozan  24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile birlikte Kürtler tarih sahnesinden silinmiş ve devletlerarası parçalara bölündüler. Kürtler Kürt olarak değil, devletlerarası paylaşımla bilinmeyen halk olarak tarihe geçtiler.

3- 1.Dünya savaş galibi Devletleri ile yapılan Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ile Osmanlı İmparatorluğuna fiilen son verildi. Galip gelen “Savaş İtilaf Devletleri”nin elçileri Kürt kanaat önderlerine gelerek, verecekleri destek karşılığında “Bağımsız Devlet” sözünü verdiler. Kürtler, Türklerin Müslüman olması nedeniyle kardeşleri olduğunu ve kardeşe arkadan hançer vurul(a)maz diyerek, teklifleri geri çevirdiler.  O döneme komuta eden Winston Churchill’in  şu sözü de manidardır;  “Savaş hukukuna göre zehirli gaz kullanmak yasaktır; biliyorum. Amma zehirli gazı insanlara karşı kullanmak yasaktır! Türkler Müslüman’dır. Dolayısıyla da insan sayılmaz hiçbiri! Yani, Türklere karşı rahatça zehirli gaz kullanabiliriz!” Bu söz dahi başlı başına Kürtlerin yaptığı fedakârlığa ayna tutmaya yeterlidir. Varlıklar yan yana eşit olduğu zaman, birliktelik güçlenir.

4-Cumhuriyet tarihi boyunca Kerkük-Musul sorunu diyoruz. Fakat neden sorun olduğu konusunda tatmin edici bilgi, tarih kaynaklarımızda mevcut değildir. Tarihçilerce bunun açığa çıkarılması gerekir. Çünkü temelinde Kürtlerin halk olarak varlık sorunu ve Kürtlerin parçalanmış toprağı vardır.

5-1924 Anayasası Madde 2.- Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâyik ve devrimcidir. Devlet dili Türkçedir. Başkent Ankara'dır. Madde 68.- Her Türk hür doğar, hür yaşar. Hürriyet başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmektir. Madde 70.- Kişi dokunulmazlığı, vicdan, düşünme, söz, yayım, yolculuk, bağıt, çalışma, mülk edinme, malını ve hakkını kullanma, toplanma, dernek kurma, ortaklık kurma hakları ve hürriyetleri Türklerin tabii haklarındandır. Yani tekli durum egemen olup, Türkiye’de yaşayan diğer halklar (Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Araplar vs.) yok hükmündedirler. Tarihe mal olan huzursuzluklarda yerini alır ve bu durum günümüze kadar gelmektedir. Gittikçe sorun derinleşmektedir, maalesef çözümü konusunda ışık görünmüyor.

6-Cumhuriyet tarihi boyunca bu günkü sonuca sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılması hususunda, devlet adına hareket eden hükümetlerin plan ve projesi var mı? Varsa nedir?

7-Soruna sebep olan nedenler ortada dururken, sonucu sorunların sebebiyeti gibi gösterme mantığından sonuç alınır mı? Tarihte örneği var mı? Nedenleri ortadan kaldırarak, sonucu izlemek daha mantıklı değil mi?

8-Hendekler, barikatlar, bugün yaşanan karmaşa hem tarihi hem de başta devletler olmak üzere ulusal ve uluslararası karar vericilerin mevcut yanlış politikalarının ürünüdür. Yukarıda belirtin nedenlerden kaynaklıdır. Sivil ölümlerinin izahatı var mı? Görünen, sivil halkla devlet adına hareket eden güçlerin karşı karşıya geldiğidir. Bu durum herkes için meseledir. Sorundan biran önce kurtulmanın yolunu bulmalıyız.

Varlığını başkasının varlığına armağan ettiğinde, gelecekte yoksun ve her türlü kararı senin hakkında var saydıkların tarafından alınır. Yani Kürtler, dünyaya hüküm eden devletler için siyasi malzemedir, terbiye edici ve duruma göre desteklenmesi de kaçınılmazdır. Dünde böyleydi, bu günde bu durum muhafaza edilmektedir. Kürtlerin insani erdemliğinin bu günkü karşılığı nedir?  

Halkına ait olmayan fikir ve düşünceye ne kadar hizmet edersen de et, bu fikir başarıya ulaştığı zaman, oluşturulan sistemin hizmetini yerine getiriyorsan değerlisin. Aksi takdirde yoksun. Esas olan sistem adına hareket edenlerin çıkarıdır.

Cumhuriyet tarihi boyunca, Kürtlerle birlikte ötekileştirilen Türklerde vardır. Düne kadar laikler, dindar kesimi kabul etmezken, bugün iktidarda olan dindar kesim ise, laikleri ve diğer kesimleri görmezden geliyorlar. Ne hikmetse, iktidar olan, iktidarlığını diğer dedikleri kesim üzerinden pekiştiriyorlar. Yani iktidar durumuna göre Firavunlar peydahlanıyor.  Bir türlü dengeyi bulamıyoruz. 

 
Etiketler: TARİHİ, PERSPEKTİFTE, KÜRT, SORUNU, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
İdeal lider nasıl olmalı?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
,